8 Temmuz 2008 Salı

‘İKTİDARIN ELİ…’


Anadolu’da sıkça duyulan bir söz vardır: ‘At İzi, İt İzine Karıştı’ diye ifade edilir. Ortalıkta, kimin ne yaptığının bilinemediği, herkeslerin, birbirinden habersiz ve ilintisiz bir şekilde ve kendi başına bir şeyler yapma gayretine soyunduğu zamanlarda söylenir. Bir kısım yörelerimizde de; ‘Kurt İzi, İt İzine Karıştı’ diye dillendirilen bu ifadelerin her iki şekli de günümüze oldukça uymaktadır.
Kimin ne yaptığı belli değil!
Aslında belli de; Türk Ulusu’nun bakışıyla, olup/bitenler net bir şekilde görülemiyor.
Ortada Ergenekon diye bir örgüt iddiası var…
İçlerinde, yıllarını Türk Ordusu’nda en üst rütbede hizmet yaparak geçirmiş paşaların da yer aldığı bazı aydınlarımız, önce gözaltına alınıyor, sonra da bir kısmı tutuklanıp, cezaevine konuluyor.
Suçları nedir?
Henüz belli değil!
Çünkü, ortada henüz iddianame yok!
Yani hazırlanmamış…
Bir yılı aşkın bir süreden beri tutukluluk hali devam edenler var.
Cezaevindekilerin tutukluluk hallerinin daha ne kadar süreceği belli değil…



* * *

RTE, geçen haftanın ortalarında, konu hakkında görüşünü soranlara, yaptığı bir açıklamada; ‘Kısa bir süre içinde iddianamenin hazırlanabileceğini umuyorum…’ gibisinden laflar etti…
Deniz Baykal’ın da; bu açıklamanın ardından kısa bir süre sonra katıldığı bir televizyon programında, Ergenekon Soruşturması’yla ilgili olarak; ‘İktidarın elini bu işin içinden çekmesi gerekmektedir…’ şeklinde açıklaması oldu.
Baykal, geçmişte de RTE ve iktidar hakkında çokça çıkışlarda bulunmuş olmakla beraber; bu seferki açıklaması dikkatlerin bir noktaya odaklanmasına neden oldu.
Kamu oyunun ilgisinin çekilmek istendiği nokta oldukça ilginç. Baykal’ın açıklaması, Ergenekon Soruşturması’nın, tamamen RTE ve iktidarın bir tertibi olduğu sonucuna götürüyor bizleri.
Elbette bizlerin de konu hakkında görüşlerimiz ve düşündüklerimiz var. Ama görüşlerimizi söylemek ve açıklamak, Ergenekon’la ilgili yayın yasağı kapsamına girmektedir.

* * *

Baykal’ın, bu konuyla ilgili söyledikleri doğrudur veya yanlıştır onu bilemem. Yargı’ya intikal etmiş ve üzerinde yayın yasağı bulunan Ergenekon Soruşturması konusunda görüş açıklayamıyoruz…
Milletvekili Dokunulmazlığı olanların serbestçe konuşabilmeleri de; malum zırh içinde bulunmalarının doğal bir avantajı…
Ancak, görünen bir gerçek var ki; Ülke’nin sürüklendiği durum hiç de iç açıcı değil. Bu heyelan görüntülü ortamın, daha neleri karşımıza çıkarabileceğini şimdiden kestirebilmek pek mümkün gözükmüyor.
Yapılan açıklamalar ile gelişmeleri dikkatle izlediğimizde; Hukuk’un Üstünlüğü İlkesi’nin hakim olduğu ülkemizde, normal insan mantığına göre, akılcı yorumlar yapabilmek olası değil…
Çünkü, uygulamalar içinde öylesine çarpık görüntüler var ki; buna ne söyleyelim de; Türk Ulusu adına, açıklayıcı bir yorum ortaya konmuş olsun?
Öylesine akıl almaz, karmaşık ve hukuk anlayışımızla çelişen işler sergileniyor ki; kimin neyi niçin yaptığı bile bir anda netleştirilemiyor. Görüşler, kişisel yorum bazında kalmaya mahkum oluyor…
Hükümetin açıklamaları; bir bakıyorsunuz tarafsız görüntü sergilemek üzereyken; AKP ve Zihniyeti kurmaylarından birinden gelen bir başka açıklama hepimizi şaşkına çevirmeye yetiyor da artıyor bile…

* * *

Yaratılan bu kaos ortamında ülkedeki diğer işleri hiç sormasak daha iyi…
Yolsuzluk, yine gündemin başında.
Dinci medya, AKP ve Zihniyeti iktidarının desteği ile sağladığı haberler sayesinde salvo atışlarına aralıksız devam ediyor.
Özelleştirme adıyla yılan peşkeş hız kesmiş gibi görünmesine karşın; iktidarın çanağından beslenen güçlerin işleri tıkırında. Dar ve sabit gelirler ile çalışanların çilesi daha da artmış olmasına karşın seslerini duyan yok!
Enflasyonun çok iyi gittiği söylenirken; yaz mevsiminin tam ortasında; mevsim sebze ve meyvelerini en pahalı alabilen yegane ülkelerden birisi olduğumuz gerçeği ortada...
Akaryakıt fiyatlarının yüksekliği, kendini her alanda doğal olarak öylesine etkin kılıyor ki; vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğü bile kısıtlanmış vaziyette…
Bazı yörelerimizde, bir kilo mercimek fiyatının 6,5 YTL ve pirincin ise 7,5 YTL fiyatla satılması, pazarlarda bile bir kilo karpuzun 0.40 YTL civarına ulaşmış olması şaşkınlığın, denetimsizliğin ve otorite boşluğunun hangi noktalara çıktığının açık bir kanıtı değilse nedir?
Hükümet otoritesinin böylesine zayıfladığı ve işlerin neredeyse denetimden çıktığı ve herkeslerin kendi koyduğu kurallara göre hareket ediyor olmasının alkışlandığı ve ödüllendirildiği ortamlarda, Vatandaşın çaresizliği ve dağınıklığı hiç birimizi şaşırtmamalı.
Zaten, Türk Ulusu’nun önemli bir kısmının vurdumduymaz davrandığı ve nedeni anlaşılamayan bir aymazlık içinde bulunduğu gerçeği önümüzde dururken; bir de At, Kurt ve İt izlerinin birbirine karışmış olması, birilerine göre de bunun nedeninin, olayların içinde İktidarın Elinin olduğu iddiası ümitsizlikleri iyiden iyiye artırmakta ve toplumda arzu edilmeyen bölünmeyi neredeyse belirginleştirmektedir.
Gidişat berbat…!
Sonucu hep birlikte bekleyip, göreceğiz…
Ancak, unutmayalım ki; hepimiz aynı gemideyiz…!
CENGİZ ÖNAL ‘TARAKÇIOĞLU’
www.cengizonaltarakcioglu.com
www.cengizonaltarakcioglu.blogspot.com
cengizonal.tarakcioglu@gmail.com

Hiç yorum yok: