8 Nisan 2008 Salı

AB’NİN ŞARLATANLARI


Uzun zamandır sesi soluğu pek çıkmayan AB’nin, AKP’nin kapatılması davasının ardından yeniden ortaya çıkması düşündürücü öyle değil mi?
22 Temmuz seçimleri kararının alındığı günlerde RTE ve hükümetinin sıkıntıları olmadığı itibariyle AB kanadından ara sıra ses geliyor ancak pek zülfiyara dokunan sözler edilmiyordu. Seçim sonuçları da; kurgulandığı gibi olunca; ABD ve AB’nin şarlatanları başta olmak üzere, belli bir kesimin keyfine diyecek yoktu. Bu durumda elbette sesleri çıkmadı. Ne gerek vardı ki?
İŞLER TERS GİTMEYE BAŞLADI
Seçimlerin ardından, Meclis’te MHP ve zamanla da DTP’nin de desteğini arkasında bulan RTE ve Hükümeti, Türkiye’yi kapalı rejimlere has bir yöntemle yönetme sevdasına soyundu.
Anayasa’yı değiştirmeler, Vakıflar Yasası’nı çıkartmalar ve Türban dayatmasıyla toplumu iyiden iyiye gerilime sokup, ‘Bizden olanlar ve Ötekiler’ nitelemesiyle bölünmüşlüğün çizgilerini netleştirme çabaları bardağı taşıran damlalar oldu.
Irak’ın kuzeyine yapılan Güneş Harekatı konusunda, siyasi otoritenin kararını gerektiren konularda ABD’den alınan talimatlarla işi götürmek ve en son da; Irak’ta bulunan birliklerin geri çekilmesi konusunda, ABD’nin isteğine uygun düşercesine bir karar verip, durumu TSK’ya bildirmek gibi, milli menfaatlere aykırı düşen hususları da eklediğimizde; adeta bardak devrildi denilebilir…
Bu noktalarda AB’den gelen tepkilere dikkat edildiğinde; RTE’nin ve dolaysıyla AKP ve Zihniyeti iktidarının ayıplı sayılabilecek hareketlerini dillendirmekten uzak ifadeleri içerdiği hemen fark ediliyordu.
Ancak, Türk Ulusu’nun içine çekildiği gerilim son noktalara gelmiş ve bölünme olabildiğince ayrışmaya başlamıştı. AKP ve Zihniyeti kanadından gelen açıklamalar da; Çağdaş ve Laik Cumhuriyet’in esaslarıyla bir türlü bağdaşmıyordu
AKP’Yİ KAPATMA DAVASI
Olaylar karşısında, toplumun önde gelen hukuk adamları tehlikenin boyutlarına dikkat çektikçe; RTE, söylemlerini daha da bir sertleştiriyordu. Her kim, Laik Cumhuriyet yanlısı bir söz edecek olsa; RTE, ne yapıyor, ne ediyor bir fırsatını bulup, karşı görüşlerini, uygun kelimeler seçmeye çalışarak dile getiriyordu.
Sonunda olanlar oldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman YALÇINKAYA, ‘Laikliğe Aykırı Fiillerin Odağı Haline Geldiği…’ gerekçesiyle, AKP’nin kapatılması istemiyle, Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı.
Tam da bu aşamada; işbirlikçi basın ve hainlerle birlikte AB’nin şarlatanları da havlamaya başladılar.
Fransız Haber Ajansı’ndan alınan habere göre ve Slovenya’nın Brdo Pri Kranju kentinde yapılan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın da iştirak ettiği resmi olmayan AB Dışişleri Bakanları toplantısında; AB’nin genişlemeden sorumlu yalakası Olli Rhen efendi, gazetecilerin bir sorusu üzerine, ‘…Bu evrede Türk Anayasası’nda bir sistem hatası ortaya çıkmıştır. Zaten AB uzun süredir Türkiye’nin bir anayasa reformu yapmasını istemektedir… Daha önce de söylediğim gibi normal demokrasilerde bu türden sorunlar mahkemelerde değil ama seçimlerde çözümlenir…’ şeklinde cevap verme saçmalığını göstermiş.
Kendini sömürge valisi ve Türkiye’yi de sömürge gören Olli Rhen’in yaptıklarının yenilir yutulur tarafı yok…
Bu açıklama esnasında Ali Babacan da bunları dinliyor, ama hiçbir tepki göstermiyor…
Burada, Olli Rhen efendiye verilebilecek tek cevap var; HOŞT!
KARŞILIKLI DAYANIŞMA
AKP ve Zihniyeti’nin, iktidara gelmesinin ardından, AB’nin kapısı önünde turlamaktan, takla atmaktan ve temennah çakmaktan ne hallere düştüğü, henüz hafızalardaki tazeliğini koruyor. Uzun süren bu seyrin peşinden, ağızlarına sürülen bir parça pekmezi halen yalayıp durmaktalar.
İlk temaslarından bugüne kadar vermedikleri taviz kalmadı. AB normlarını hemen her alanda kayıtsızca uyguladılar. AB, Türkiye’den istediklerinin hiç birisini, tam anlamıyla diğer üye ülkelerde uygulamadı dersek; yanılmış olmayız…
Mevcut iktidarın, gerekli saygınlığı görmesini sağlayamadığı dış politikamızın böyle olması neticesinde; AB’nin şarlatanlarına da fazla sinirlenilmemesi gerekir diye düşünenler olabilir. Çünkü güçlerini bir yerlerden alıyorlar…
Haksız sayılmazlar…
Buna gerekçe olarak RTE’nin en son yaptığı İsveç seyahati esnasındaki söylemleri gösterilebilir…
Bakın, RTE neler söylüyor:
-AB hedefinden sapma yok…
-301 gündemden çıkacak…
-TRT’den Kürtçe yayın yapılacak…
……
İnsanın bir an bu söylemleri söyleyenin bir yabancı olduğunu düşüneceği geliyor. RTE’yi ekranda görmesek; Biz de aynen böyle düşünürüz…
Siz, Atatürk Türkiyesi’nin Başbakanı olarak böyle söylerseniz; AB’nin şarlatanları da öylesine konuşur…
Bu yetmedi; en son alınan haberlere göre de; Avrupa Adalet Divanı’nda, Bölücü Terör Örgütü PKK’nın, ‘AB terör örgütleri listesinden çıkarılmasının kabul edildiği…’ öğrenildi…
CENGİZ ÖNAL ‘TARAKÇIOĞLU’
conal@ulusgazetesi.com
cengizonal.tarakcioglu@gmail.com

Hiç yorum yok: